Boyabat’ta Bir İlk: Kumaşa Taş Baskı……

Daha önce Kastamonu ve Tokat’ta yapıldığını bildiğimiz kumaşa taş baskı işçiliği Boyabat’ta da icra edilmeye başlandı. Boyabat Orta Çarşı’da dükkân komşusu iki esnaf arkadaş, kafa kafaya vererek yeni bir el zenaatı işine giriştiler. Boyabat Hatıraları adlı işyerinde çeşitli hediyelik eşyalar üreten Yılmaz Karslıoğlu ile dükkan komşusu ilçemiz manifaturacılarından Osman Cıstık, Kastamonu ve Tokat’ta bu işi yapan ustalardan işin inceliklerini öğrendiler ve öğrendiklerini de Boyabat’ta uygulamaya koydular. 90 derece yıkamada bile solmayan renkler Ustalarımızdan randevu alarak bu işi nasıl yaptıkları öğrenmek ve fotoğraflamak istediğimizi söyledik, bizi kırmadılar. Çalışma yaptıkları bir gün bizi çağıracaklarını söylediler. Çünkü asıl işleri gereği her gün çalışmıyorlardı. Geçtiğimiz Cumartesi günü (1 Nisan 2017) atölye olarak kullandıkları Osman Cıstık’a ait tarihi eve gittik.

 

Her ikisi de kumaş parçaları üzerine çeşitli desen baskıları yapıyorlardı. Selam verdik, içeri girdik. Bizimle tokalaşmak istemediler. Ellerine birer lastik eldiven geçirmişlerdi. Üzerine boya bulaşmış bu eldivenlerin zehirli olduğunu söylediler. O nedenle bizimle tokalaşmadılar. Kısa bir hoş beşten sonra bu işin özelliğini, neden böyle bir işe giriştiklerini ve nasıl yaptıklarını sorduk. Söze Boyabat’ta pek çok el işçiliğinde ilklere imza atan Yılmaz Karslıoğlu başladı: “Bizler” dedi, “Boş durmayı sevmeyiz. Öncelikle bu yaptığımız iş bir gönül işidir. Yaptığınız işe sevginizi katacaksınız, ondan zevk alacaksınız. Yoksa bir hayli zor olan bu iş size yük haline gelir. Siz de biliyorsunuz ki hediyelik eşyaların yapımında, desen çiziminde benim bir el yatkınlığım var. Ancak bu işte bu kadarı yeterli olmuyor. Kumaşı da tanıyacaksınız. Onu da Osman Bey (Cıstık) biliyor. Yılların manifaturacısı… Birlikte çalışıyoruz. Gördüğünüz gibi ıhlamur ağacı üzerine elde hazırladığımız desenleri ıstampa benzeri şu boyaya batırıp kumaş üzerine baskı yapıyoruz. Bu desenlere renk veren boyaları askıda kuruyana kadar bekliyoruz, sonra yıkadıktan sonra bazı işlemlerin ardından kumaş ne yapılacaksa ona göre son işlemler için terziye veriyoruz” Bir hayli emek isteyen bu işin en önemli özelliği baskıda kullandıkları boyada… Ustalarımıza boyayı nasıl yaptıklarını sorduk.

 

Ama cevap alamadığımız tek soru da bu oldu. Çünkü bu işin bütün sırrı boyadaydı. Meslek sırrı olarak onu kendilerine saklayacaklardı. Biz de ısrarcı olmadık. Ancak boyanın özelliğini şöyle açıkladılar: “Bu boya kurutulup yıkandıktan sonra çamaşır makinesinde 90 derecede bile yıkasanız hiçbir şekilde solmaz. En büyük özeliği budur. Sadece şunu söyleyebiliriz ki ana maddelerini doğadan temin ediyoruz, bazı kimyasallar da katıyoruz. O nedenle şu anda zehirli. Ancak kurutup yıkandıktan sonra insan sağlığı için hiçbir muzır etkisi yoktur.” Ustalarımız bu konuşmalar sırasında 4-5 kumaş parçasının baskı işlemlerini bitirmişlerdi bile. Kendilerine sorduk: Boyabat Sesi: Bu işi bir heves bir zevk olarak yaptığınızı biliyoruz. Ancak yapılan bu işin sürekli olabilmesi için ticari anlamda da bir getirisi olmalı. Böyle bir ümidiniz var mı? Osman Cıstık usta söz alarak; “Tabii ki yapılan işin bir ticari anlamda getirisi olursa hevesimiz kırılmaz, yaptığımız işten usanmaz, yeni yeni eserler ortaya çıkarmaya çalışırız.” B.S: Belediye Başkanımız Sayın Şefik Çakıcı Boyabat’ın bir turizm ve kültür şehri olmasına çalıştıklarını söylüyor. Sizin bu çalışmalarınız bu projeye destek olabilir mi? Karslığolu usta da aynı düşüncede olduğunu söyleyerek şunları ekledi: “Turizm bir bütündür. Turizm denince sadece eski evler, kale ve bazalt kayaları akla gelmemeli. Son dönemlerde kültür turizmi önem kazanmaya başladı.

 

Bunun için gerek yerli ve gerekse yabancı turistler el sanatlarına büyük önem veriyorlar. Boyabat’a gelen bir turiste ne kadar çeşitli hediyelik hatıra eşyası sunabilirsek o kadar iyi. Bizim yaptığımız işi makinelerde daha kısa zamanda daha düzgün yapabilirler. Ama el emeğine dayanan bir sanat eserinin verdiği sıcaklığı onlardan asla alamazsınız. Bu gerçek bizim ümitli olmamızda itici bir güç oluyor.” Söz buraya gelince Karslıoğlu el sanatları ve dokuma sanatının doğuşu, gelişmesi ve bilhassa Selçuklu ve Osmanlı zamanındaki önemini bizlere etraflıca anlattı. Kendi sanayi devrimini yapmış, sanayileşmiş Batılı ülkeler karşısında bizi ayakta tutan en belli başlı etkenin el emeğine dayanan tekstil üretimi, nasıl yapıldığını kimsenin bilmediği, parlaklığını yitirmeyen, solmayan boyaların olduğunu etraflıca anlattı. Anlattıkları bilimsel bir yazı niteliğinde ve hayli uzun. O nedenle bunları bir başka vesileyle başka bir inceleme yazısı olarak yayımlama niyetindeyiz.

Kaynak: boyabatsesi-Sinop Sıcak Haber

 

 

Share
Boyabat Gündemi hakkında 18366 makale
Boyabat Gündemi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.