
Bizim inek
Eskiden bilhassa köylerde kız evermek veya evlendirmek sözü yoktu. Kız satmak vardı. Bu deyim gerçekti. Çünkü kızlar başlık parası adı altında pazarlık usulü satılırdı. Hata 20 li yaşlarımda ben de böyle bir pazarlıkta bulunmuştum. Öğretmen olduğum köyde beni de götürmüşlerdi kız evine. Sıra pazarlığa gelince kız babasından paranın miktarını düşürmek için çalışılıyordu.
Baba 5binden aşağı olmaz diyordu. Yanımdakilerden birisi:”Bak öğretmen de var, onun hatırına bir 5 yüz almayıver” dediğinde kız babasının cevabı:”başına bir başörtüsü mü almış” oldu. Düğün kurulduğunda kızın ailesine erkek tarafından giyecekler aldırılır, halalar, amcalar, dayılar, teyzeler için hediyeler aldırılırdı. Erkek tarafı çok para harcardı. Keçi, koyun, inek satarlardı. Hatta tarlasını satanlar bile olurdu. Düğünden sonra erkek tarafı kızlarını kolay kolay anne ve babaya göstermezlerdi. Düğünde yaptıklarının intikamını alırlardı. Torunlarda büyük baba, büyük anne, amca ve halayı tanırdı. Anne tarafındaki teyze ve dayıları, onların çocuklarını kolay kolay tanımazlardı.
Bir gün köylü bir dede; kızdan ve oğlundan torunlarını yanına alıp konuşurken dağdan ineği geliyor. Adam torunlarını denemek için:”benim gözüm iyi görmüyor, şu gelen inek kimin? Diye sorduğunda kızdan torun:”sizin” derken oğlandan torun;”bizim” diyor.
O devir için çocukların bu cevapları elbette mantıklı ve doğruydu. Ama şimdi roller değişti. Artık kız satmak yok. Kız evlendirmek var. Baba, oğlu için ne yaptıysa; kızı için de aynını yapıyor. Artık evlenen kızlar; koca evinde değil müstakil kendi evlerinde yaşıyorlar. Her iki anne ve babalara her iki aile fertlerine eşit mesafedeler. İnek için her iki torunda ya “bizim” ya da sizin” demesi gerekirken böyle olmuyor.
Eşler evlendiğinde; evde söz geçme konusunda biri baskın oluyor.
Onun dediği oluyor. Diğeri ona teslim oluyor. Bir yerde bu iyi bir şey! Eşlerin ikisi de benim dediğim olacak dediklerinde; evlilik sona eriyor. Biri teslim olduğunda evlilik devam ediyor ama bu defada aileler arasında huzursuzluklar çıkıyor. Bir tarafı torunlarını devamlı görüp severken bir tarafı toruna hasret kalıyor. İster istemez hasret kalanlar, hasret koyan damatları ise damatlarına küsüyorlar, gelin ise gelinlerine küsüyorlar. Açıktan ah etmeseler bile kalplerinden geçiriyorlar bu defa evlilerin işleri rast gitmiyor.
Keşke eşler anlayışlı olsa, kız erkeğin ailesine ve akrabalarına saygılı olsa, erkek hanımının anne ve babasına akrabalarına saygılı olsa. Bu defa iki kanatları da kuvvetli olacak. Her taraftan hayır dua alacaklar. İşleri yolunda gidecek. Mutlu günlerinde ve üzüntülü günlerinde yanlarında daha çok ve güçlü bir ailelerinin olduğunu görecekler, hayata umutla bakacaklar.
Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.