CEM Tufan YAZDI ; Evrensel Bir Adalet Çığlığı: Günümüz Işığında Veda Hutbesi

Evrensel Bir Adalet Çığlığı: Günümüz Işığında Veda Hutbesi

Giriş: 1400 Yıl Önce Atılan Tarihi Adım
İnsanlık tarihi boyunca adalet, eşitlik ve özgürlük arayışı hiç bitmemiştir. Günümüzde bu değerler Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile korunmaya çalışılsa da, modern dünyadan tam 1300 yıl önce, Arap Yarımadası’nın çöllerinde bu hakları en gür sesle savunan bir ses yükselmiştir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) 632 yılında on binlerce insana hitap ettiği Veda Hutbesi, sadece dini bir konuşma değil, insanlık tarihinin ilk ve en güçlü insan hakları bildirgesidir. Bugün hala ırkçılık, kadına şiddet ve ekonomik adaletsizliklerle boğuşan dünyamız için Veda Hutbesi, güncelliğini hiç kaybetmemiş evrensel bir rehberdir.

  1. Irkçılığa Karşı İlk Evrensel Duruş
    Modern dünya, 21. yüzyılda bile hala rengi, dili veya kökeni yüzünden ayrımcılığa uğrayan insanların dramına şahit olmaktadır. Veda Hutbesi ise bu küresel sorunu asırlar öncesinden çözmüştür. Hutbede geçen “Arabın Arap olmayana, beyazın siyaha bir üstünlüğü yoktur” sözü, ırkçılığa karşı insanlık tarihinin en net duruşudur. İslam, insanların doğuştan getirdiği özelliklerle değil, sadece ahlak ve erdem (takva) ile değer kazanacağını ilan ederek evrensel eşitliğin temelini atmıştır.
  2. Modern Hukukun Temeli: Suçun Bireyselliği ve Can Güvenliği
    Subay ve polis teşkilatlarından mahkemelere kadar günümüz hukuk sistemlerinin en temel kuralı, suçun şahsiliği ilkesidir. Yani bir kişi suç işlediyse, sadece kendisi ceza çeker; ailesi veya akrabaları suçlanamaz. Veda Hutbesi, o dönemde Arap toplumunu kasıp kavuran ve nesiller boyu süren kan davalarını “Her suçlu kendi suçundan sorumludur” diyerek tek bir cümleyle bitirmiştir. Aynı zamanda insanların canının, malının ve namusunun kutsal olduğunu vurgulayarak, modern hukuktaki “yaşama ve mülkiyet hakkını” güvence altına almıştır.
  3. Kadın Haklarında Bir Devrim
    Cahiliye döneminde kadının adının dahi anılmadığı, kız çocuklarının değersiz görüldüğü bir toplumda Veda Hutbesi adeta bir güneş gibi doğmuştur. Hz. Muhammed (s.a.v.), “Kadınlar size Allah’ın bir emanetidir” diyerek kadına verilen değeri en yüksek mertebeye taşımıştır. Kadın ve erkeğin karşılıklı hak ve sorumlulukları olduğunu belirterek, bugün dünyanın hala tam olarak çözemediği aile içi şiddet ve kadına yönelik haksızlıklara karşı net bir sınır çizmiştir.
  4. Economik Sömürüye Karşı Adalet: Faizin Yasaklanması
    Veda Hutbesi sadece sosyal hayatı değil, ekonomik hayatı da düzenlemiştir. Toplumdaki zenginlerin, fakir halkı borçlandırarak köleleştirmesini sağlayan faiz sistemi kesin olarak yasaklanmıştır. “Faizin her türlüsü kaldırılmıştır” emri, ekonomik sömürünün önüne geçmek ve adil bir gelir dağılımı sağlamak adına atılmış devrimsel bir adımdır. Ayrıca ticaret hayatında güveni sağlamak için emanetlerin sahiplerine geri verilmesi emredilmiştir.

Sonuç: Çağları Aşan Bir Rehber
Sonuç olarak Veda Hutbesi, sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığa hitap eden evrensel bir beyannamedir. Bugün Birleşmiş Milletler’in büyük bütçelerle ve yasalarla korumaya çalıştığı insan hakları, 1400 yıl önce tek bir konuşmayla insanlığın vicdanına emanet edilmiştir. Eğer bugün dünya barışını, adaleti ve huzuru tam anlamıyla yakalamak istiyorsak, Veda Hutbesi’nin ırkçılığı reddeden, kadına değer veren ve zayıfı koruyan ilkelerini yeniden hatırlamalı ve hayatımıza uygulamalıyız.

Boyabat Gündemi hakkında 19365 makale
Boyabat Gündemi