Boyabat Bakır Madeni İçin Dava Açıldı!

Ekolojik Mücadele bir sınıf mücadelesidir. Sınıf mücadelesi de Ekolojik bir mücadeledir.” Aykut ÇOBAN


Bu gün de 11.02.2026 tarihinde yine bu köşemde yayınlanan yazımdan devam edeyim. Önceki yazımda dava açmamız gerektiği yönünde Boyabatlı dostlarıma seslenmiştim.

Şimdi ise; Sinop İli, Boyabat İlçesi, Kovaçayır Köyü ve çevresindeki 7 köyü kapsayan alanda ETI BAKIR A.S. tarafından yapılması planlanan Bakır madeni ve yardımcı tesislere ilişkin verilen, ÇED Olumlu (Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu) kararına karşı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na BOYABAT ÇEVRE DERNEGI, SINOP NÜKLEER KARSITI PLATFORM DERNEGI, SINOP KENT HAKLARI DERNEGI, SINOP BARO BASKANLIGI ve 83 Yurttaş tarafından 20.01.2026 tarihinde ilan edilen, “SINOP BOYABAT RN:202500141 (ER:3416434) Bakır Ocağı, Cevher Zenginleştirme Tesisi, Maden Atığı Depolama Tesisi, Su Alma Göleti, Mobil Kırma-Eleme Tesisi ve Hazır Beton Tesisi” için 19.02.2026 tarihinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. Maddesi uyarınca öncelikle Yürütmesinin Durdurulması, akabinde ÇED Olumlu kararının İptali TalebimizleSamsun İdare Mahkemesi’nde bir dava açtık.

Anayasa ne diyor? Dernekler neden dava açtılar!

Anayasanın 56.Maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” denilmektedir.

Ayrıca, Dava açan Demokratik Kitle örgütleri ve Yurttaşlar: Derneklerimizin tüzüğünde ehliyet anlamındaki yerini bulan ifadeler yer almaktadır. Örneğin SNKPDER tüzüğünün 2. maddesinde;

“…doğal yapısını korumak ve yaşanabilir kentler yaratmak…”, nükleer ve benzeri çevresel risk yaratan projelere karsı bilimsel ve hukuksal mücadele yürütmek, çevreyi ve halk sağlığını tehdit eden santraller ve büyük endüstriyel tesisler konusunda “…Kamuoyunu bilgilendirmek ve demokratik yollarla karsı çıkmak amacıyla kurulduğunu…” düzenlemiştir.

Derneğin amaçları, yalnızca nükleer projelerle sınırlı olmayıp, genel olarak Sinop ve çevresinde çevre ve halk sağlığını ciddi biçimde etkileyecek büyük ölçekli enerji ve maden projelerine karsı hukuki ve toplumsal mücadeleyi de kapsamaktadır. Dava konusu bakır madeni projesi; su havzaları, tarım alanları, halk sağlığı ve bölgesel ekosistem üzerinde yaratacağı riskler itibarıyla, Dernek tüzüğünde öngörülen “kentlerin doğal yapısının ve yasam kalitesinin korunması” hedefiyle doğrudan bağlantılıdır.

Yine BOYÇED’in tüzüğünde; Türkiye genelinde ve özellikle Boyabat ve çevresinde doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, Ekolojik dengenin ve biyolojik çeşitliliğin gözetilmesi, sanayileşme, madencilik ve şehirleşme nedeniyle ortaya çıkacak her türlü çevre kirliliğinin engellenmesi, doğanın bir rant ve paylaşım aracı haline getirilmesinin önüne geçilmesi amaçlarını benimsemiştir. Tüzükte, Boyabat ve çevresinde madencilik faaliyetleri dâhil olmak üzere doğal ortamda oluşan ve oluşacak her türlü hasar ve Ekolojik kirliliğin önlenmesi için hukuksal mücadele yürütüleceği, gerektiğinde seminer, panel, kampanya ve dava süreçleriyle kamuoyunun bilgilendirileceği ve yargı yollarına başvurulacağı açıkça ifade edilmektedir.

Bunların Yanında Kent haklarını savunan, Hukuk mücadelesi veren ve en önemlisi Sinop İlinin Şehremini sayılan Belediye Başkanı ve Demokratik Kitle Örgütlerinin saygın yöneticileri ve üyeleri ile Boyabat İlçemizde ve adı geçen yerellerde yaşamlarını sürdüren bireyler, Boyabat Bakır Madeni için: ETİ BAKIR AŞ’ye verilen ÇED Olumlu Raporunun iptal edilmesi için davacı olmuşlardır.

ÇED Olumlu Raporu için dava açan Kurumlar ve bireysel olarak davacı olan Yurttaşlar; çevrenin, doğal ve kültürel varlıkların, su, toprak ve biyolojik çeşitliliğin korunmasınıBölge halkının sağlıklı çevrede yasama hakkını ve yasam kalitesini korumayı amaçlamaktadırlar.

Bakır Madeninin İşletmeye açılması halinde;

*Yeraltı ve yüzey sularının kirleneceğini,

*Tarım alanlarında ürün kaybı ve toprak bozunumunun yaşanacağını,

*Meralarda ve orman ekosisteminde geri dönülmez zararlar oluşacağını,

*Bölge sakinleri açısından gürültü, toz, ağır metal maruziyeti ve sağlık riskleri, olası ve öngörülebilir sonuçlar ortaya çıkacağını daha önceleri yapılan vahşi madencilik çalışmalarında hep görüldü!

Bilim insanları ve konunun uzmanları; Yeraltı suları ve fay hatları, tarım ve hayvancılık değerlendirmeleri, halk sağlığı hakkında yayınladıkları raporları incelediğimizde bu riskleri önceden görebiliyoruz. Kuşkusuz bu teknik bulgular, bölgede yaşayan yurttaşların güncel ve ciddi bir çevresel risk altında olduğunu göstermektedir.

Yerellerde yaşayan yurttaşların yasam alanları, içme ve kullanma suları, tarımsal faaliyetleri, hayvancılık gelirleri, mülkiyet hakları ve sağlıkları, bozulmamış doğa nedeni ile çevre hakları dava konusu proje nedeniyle doğrudan ve ciddi biçimde tehdit altındadır.

Projenin teknik bilgilerini 11.02.2026 tarihinde yine bu köşemde yayınlanan yazımda dile getirmiştim. Kısaca tekrar etmem gerekirse; Kovaçayır Köyü ve çevresindeki 6 köyde ( Arıoğlu, İmamlı, Yabanlı, Hacıahmetli, Kurusaray ve Ardıç Köyleri) Eti Bakır A.Ş. tarafından kullanılacak olan alan:1600 Hektar. Diğer bir deyişle 2.133 futbol sahası büyüklüğünde! Katledilecek olan ağaçları da ifade edelim! 250.000 adet ağacın kesileceği, kendilerinin düzenledikleri ÇED raporunda ifade edilmektedir.

Bu sahada en az 20 yıl boyunca, her yıl; 4.000.000 Ton/Yıl TÜVENAN CEVHER, 9.250.000 Ton/Yıl PASA ve Toplam Kazı miktarı: 13.250.000 Ton/Yıl” olarak hesaplanmış! Ayrıca; 2.000.000 m3 ( İki Milyon Metreküp) bir gölet de inşa edilecek.

Atık sahasını da unutmamamız gerekiyor dostlar! İki adet atık sahası yapılacağı ifade edilmiş ÇED raporunda! Doğu Maden Atığı Depolama Tesisinin hacmi: 42.163.600 m³Batı Maden Atığı Depolama Tesisinin hacmi ise; 15.458.625 m³ olarak belirlenmiş!

Ne yapmalıyız!

*Tekelci kapitalist sistemin bölgemizi sömürmesine izin vermemek için!

*Gökırmak ve Kızılırmak Su havzasında bulunan yerleşim bölgeleri ve tarım alanları risk altında kalacağından; çeltik tarımı, su ürünleri ve tüm Karadeniz’i besleyen Boyabat ve Bafra Ovasında tarımsal üretim dönüşümsüz olarak yok olmaması için!

*ÇED dosyasında belirtilen 250.000 den fazla ağacın katledilmemesi için!

*Boyabat ve köylerinin İçme ve Kullanma sularının kirletilmemesi için!

*20 yılın sonunda şirket, geride bir cehennem çukuru bırakarak gitmesini önlemek için!

Bu coğrafyanın sakinleri olarak; hem Cengiz İnşaatın sahibini, hem de ETİ BAKIR AŞ’yi bu kadim topraklarımızda istemiyoruz!

Boyabat Gündemi hakkında 19288 makale
Boyabat Gündemi